Yapay zekanın gayrimenkul sektörünü yeniden şekillendirme konusunda muazzam bir potansiyeli bulunuyor. Yeni pazarların ve varlık üretiminin ortaya çıkmasında, yatırım gelir modelindeki yeniliklere kadar uzanan kısa ve vadeli etkileri bulunuyor.
Aslında temelde de yapay zekanın inşaat sektöründeki faydalarına baktığımızda iki temel nokta var: Birincisi inşaat geliştiricilerinin maliyetlerini veya yapay zeka kullanarak azaltması. İkincisi ise gayrimenkul yatırımcısının yapay zeka kullanarak doğru projeye ve uygun maliyetle fırsat lokasyonları yakalayabilmesini sağlamak. Bu iki alanda da faydaları oluyor.
İlk olarak inşaat geliştiricilerinin maliyetlerini yapay zekayla azaltma kısmından bahsedebiliriz. Burada temelinde üç ayrı nokta var. Birincisi üretim aşaması; inşaat projesinin üretim aşamasında katkı sağlıyor. Yani emlak değerleme süreci ve doğru lokasyonun yapılabilmesi. Hedef kitlenize bağlı olarak bugün yapay zekayla konuşarak, proje geliştirmek istediğiniz lokasyonları seçerek buraların doğru olup olmadığını ya da buralarda hangi konseptlerde proje geliştirebilirse doğru hedef kitleye bu satışı sağlayabileceği noktasında önerilerde bulunabiliyor.
Yönetim aşamasında bina teslim olduktan sonra öneriler olabiliyor ve satış aşamasına kadar da burada destek veriyor. Çok yakın zamanda açıklanan Morgan Stanley Research'in bir verisi var. Bu araştırma 162 Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı şirketi arasında yapılıyor. Bu şirketlerin toplam çalışan sayısı 525.000 ve toplamda 92 milyar dolarlık işçilik maliyeti var. Yapay zeka teknolojilerini kullanarak 2030 yılına kadar ne kadarlık bir tasarruf sağlayacakları konusunda bir çalışma yapılıyor ve çıkan rakam çok enteresan: %37 net tasarruf bekliyorlar.
Yani 92 milyar dolarlık işçilik maliyetinin inşaat sektöründe 34 milyar dolar düşmesini bekliyorlar. Bizim gayrimenkul yatırımcılarımız için nasıl bir fırsat sunuyor ve bunu nasıl kullanabilirler? İlk olarak en önemli konu analiz. Doğru proje ve lokasyonun analiz edilmesinde yapay zeka teknolojileri kullanılabilir. Pazar analizinde artık bir yazılım, bölgedeki fiyat trendlerini, kira getirilerini, turizm verilerini ve hatta sosyal medyadaki kullanıcı davranışlarına kadar yapay zekayla analiz ederek size öneride bulunabiliyor.
En önemli noktalardan birisi de gelecek yorum yapabilmesi. Yapay zeka teknolojilerini kullanarak olası risk senaryolarını inceleyebiliyoruz ve sadece bugünkü fiyatı değil, bölgenin ekonomik dinamiklerini, nüfus artışını, arz talep dengesini de hesaba katarak olası projeksiyonları bizlere sunabiliyor. Günün sonunda bize şunu söylüyor: "Sizce olası iyi bir senaryoda bu böyle bir yatırım sonucu olabilirken, bunun kötümser senaryosu bu." diye yönlendiriyor.
Buradaki en önemli konu şu; yapay zeka sezgiye değil, veri destekli öngörüye dayanıyor. Bu yüzden de doğru verileri alabilmek için nasıl sorduğumuz konusu çok önemli. Doğru verinin girilmesi, doğru sorunun sorulması bize doğru yatırım kararları almamız noktasında fayda sağlayacaktır.
Ben aynısını yapay zekada da görüyorum. Hem inşaat geliştiricileri tarafında hem de yatırımcılar tarafında bu sistem içerisine giren ve bu teknolojileri kullanan şirketler 2026 yılında çok daha hızlı bir büyüme kaydedecektir. Ve git gide herkes şunun farkına bence varacak: Hem maliyetleri düşürmek amacıyla hem de daha iyi ürünler üretebilmek amacıyla sisteme dahil olmayanlar zamanla bu süreçte kan kaybetmeye başlayacak. O yüzden şu an için ekstra bir fayda gibi gözüken bu yapay zeka teknolojisi, zamanla gitgide kullanılması zorunlu bir hal alacak.