Şimdi pergelin ucunu İstanbul'a koyunuz ve bir daire çiziniz. Bu dairenin içinde kalan 2,5 milyarlık nüfusun bulunduğu bölgede gayrimenkul bakımdan en cazip bölgelerden bir tanesi Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri. Oysa bundan birkaç yıl önce İstanbul çok cazip bölgelerden biriydi, Moskova vardı ama savaş nedeniyle o bölge cazibesini kaybetmeye başladı. Bu bölgedeki yıldız ülke şu anda Dubai.
Türkler önemli ölçüde Dubai'de gayrimenkul yatırımı yapıyorlar çünkü sebebi son derece açık zira geri dönüşü çok hızlı olabiliyor. Kira gelirleri çok yüksek ve geri dönüşleri de son derece hızlı; Türkiye'ye göre neredeyse yarıya yakın geri dönüş hızı var. Bu da tabii doğal olarak konut sahiplerini elbette cezbediyor.
93 yılında Ankara'da doğdum. Yıllardır nesilden nesile ticaretle uğraşan bir aileden geliyoruz. Belki de bunun etkisidir, ben de yıllardır birçok girişimde bulundum. 2011 yılında Bilkent Üniversitesi hazırlıktayken bir reklam ajansımı kurmuştum. Yaklaşık 14 yıldır hala reklam sektöründe yer almaya devam ediyoruz. 2024 yılında aslında biz reklam ajansımızı Dubai'ye taşıdık. Asıl niyetimiz Dubai merkezli ama tüm Ortadoğu'yu kapsayan bir kitleye ulaşmaktı.
Dubai'ye geldikten sonra çevremizden inanılmaz bir talep geldi gayrimenkul ile ilgili. Sonra sektörü araştırdık ve ciddi bir incelemeye girdik. Geçmiş verilere baktığımızda Dubai'de her şey çok şeffaf. DxB Interact diye bir web sitesi var, Dubai hükümetinin direkt yürüttüğü bir site. Tapu alımları çok şeffaf, rakamlar çok şeffaf. Geçmişte ne kadara satıldığı, hangi projeler ne kadar, herkese açık bir şekilde görülebiliyor.
Sadece 2024 yılında 10.000'in üzerinde Türk vatandaşı Dubai'den gayrimenkul aldı. Bizim çalıştığımız büyük inşaat geliştiricilerinin neredeyse tamamında Türkler ikinci sırada şu an. Çok büyük ihtimalle 2025 yılında rekor bir yükseliş olacak. Dubai'nin şöyle bir konumu var; insanlar 'neden Dubai' dediklerinde hep verdiğim bir örnek vardır; Dubai'de bol güneş var, bol fırsat var, biraz da havalı Instagram hikayeleri var dediğiniz bir durum. Ama gerçekten ticari anlamda Dubai artık sadece Ortadoğu'nun değil; Ortadoğu, Asya ve Avrupa'nın merkezi olmuş durumda.
Dubai'de Escrow Account dediğimiz bir sistem var, devletin koyduğu. Özellikle off-plan yani vadeli ürün satışlarında projelerin tamamı devlet garantisi altında. Bu şu demek; müteahhit öldü, kaçtı gibi bir şey yaşanmıyor. Sistem şöyle işliyor: Devlet diyor ki 'benim garantimi kullanarak bu inşaatı yapmak istiyorsan, bu parayı bu hesaba koyacaksın'. İnşaat geliştiricisi parayı bu hesaba koyuyor ve kullanamıyor. Her inşaatın %10-20'lik kademeleri bittiğinde, hak ediş usulü gibi kendi parasını kullanabiliyor.
Dubai'de üç farklı süreçten oluşur gayrimenkul satışları: Bir pre-launch kısmı vardır (lansman öncesi ön satışlar), bir lansman günü satışı vardır, bir de lansman sonrasıdır. Ön lansman ile lansman arasında yaklaşık %10-15 fark olur. Türklerin de bunu cazip bulmasının en büyük sebeplerinden birisi vadeli ödeme sistemidir. 2 milyon dirhemlik bir mülkün sadece %20'si ve %4 tapu bedelini ödeyip yatırımcılar tapularını hemen alabiliyor. Sadece bir ay sonra lansmana geçtiğinde %15 değer artışı demek, yatırdığınız paranın üzerine ciddi bir kazanç sağlamanız demek.
Dubai'nin buradaki en büyük farkı vergi olayı. Dubai'de vergi yok. Kiralardan vergi yok, değer artışından vergi yok. 2 milyon dirheme aldığınız bir mülkü 2 yıl sonra 4 milyon dirheme sattığınızda, aradaki kar tamamen size ait, sıfır vergi. Bu vergi avantajından dolayı da çok cazip; kısa sürede yüksek kira getirisi, sıfır vergi ve dolar bazlı yatırım.
Dubai hükümetinin açıkladığı vizyon projeleriyle yaklaşık 10 yıl içerisinde 15 milyonun üzeri bir nüfus hedefleniyor. Hem açıklanan projelerle, hem finansal projelerle ve oluşturdukları mevcut güvenli standartlarla bence buna ulaşacaklar. Önümüzdeki 10-15 yılda Dubai'nin büyümesi hiç durmayacak ve gitgide hızlanacak.